Ticari hayatın güvenliği ve sürdürülebilirliği, tacirler arasındaki hukuki işlemlerin kayıt altına alınmasına ve bu kayıtların uyuşmazlık anında güvenilir birer ispat aracı olarak kullanılmasına bağlıdır. Türk hukuk sisteminde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ("TTK") ile getirilen defter tutma yükümlülüğü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ("HMK") m. 222 ile usul hukuku düzleminde "kesin delil" niteliğine kavuşturulmuştur. Bu çalışma, ticari defterlerin delil olma vasfını, yasal şartlarını, 2020 yılında HMK'da yapılan değişikliklerin pratik etkilerini, elektronik defter ("e-Defter") uygulamasının ispat hukukuna yansımalarını ve Yargıtay'ın güncel içtihatlarını kapsamlı bir şekilde ele almaktadır.
---
Hukukumuzda genel ispat kuralı, "iddia edenin iddiasını ispatla mükellef olması" (TMK m. 6) ve "kimsenin kendi düzenlediği belge ile kendi lehine delil yaratamayacağı" ilkesidir. Ancak ticari hayatın kendine özgü dinamikleri, hızı ve güven ihtiyacı, kanun koyucuyu bu genel kurala istisna getirmeye zorlamıştır. Ticari defterler, tacirin bizzat kendi işletmesi bünyesinde tuttuğu kayıtlar olmasına rağmen, kanunda aranan sıkı şekil şartlarına uyulması kaydıyla, sahibi lehine "kesin delil" teşkil edebilmektedir.
Bu makalede, ticari defterlerin delil niteliği; maddi hukuk ve usul hukuku perspektifinden ayrı ayrı incelenecek, defterlerin usulüne uygun tutulmasının şartları, açılış ve kapanış tasdiklerinin hukuki sonuçları, karşı tarafın defter ibrazından kaçınmasının sonuçları ve e-Defter uygulaması detaylandırılacaktır.
---
6102 sayılı TTK'nın 64. maddesi, tacirlerin ticari işletmeleriyle ilgili işlemleri, işletmenin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri açıkça görülebilir şekilde ortaya koyacak defterleri tutmakla yükümlü olduğunu belirtir. Bu yükümlülük, tacir sıfatının kazanılmasıyla başlar ve sıfatın kaybına kadar devam eder.
TTK sistematiğinde tutulması zorunlu defterler şunlardır:
Yevmiye Defteri: İşlemlerin tarih sırasıyla ve madde madde kaydedildiği defterdir.
Defter-i Kebir (Büyük Defter): Yevmiye defterine kaydedilen işlemlerin sistemli bir şekilde hesaplara dağıtıldığı defterdir.
Envanter Defteri: İşletmenin açılışında ve her hesap dönemi sonunda varlık ve borçlarının sayılarak kaydedildiği defterdir.
Pay Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri: Sermaye şirketleri için öngörülen bu defterler de ticari defter statüsündedir (TTK m. 64/4).
Her ne kadar TTK m. 64/5, tacirlerin Vergi Usul Kanunu'nun ("VUK") defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümlerine uymak zorunda olduğunu belirtse de, ispat hukuku açısından asıl belirleyici olan TTK ve HMK hükümleridir. Ancak VUK'a göre tutulması gereken defterlerin eksikliği, dolaylı olarak TTK kapsamındaki "usulüne uygun tutulma" şartını zedeleyebilir.
---
HMK m. 222, ticari defterlerin delil olmasını belirli şartlara bağlamıştır. Bu şartlar, defterlerin sahibi lehine veya aleyhine delil olması durumuna göre farklılık gösterir.
Bir tacirin kendi tuttuğu defterlere dayanarak alacağını ispat edebilmesi için HMK m. 222/2 ve 3'te sayılan şartların kümülatif (birlikte) gerçekleşmesi gerekir.
1. Uyuşmazlığın Ticari İşten Kaynaklanması
Defterlerin delil olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Taraflardan birinin tacir olmadığı veya uyuşmazlığın ticari işletme dışı bir konudan (örneğin tacirin şahsi haksız fiili) kaynaklandığı durumlarda, defterler sahibi lehine kesin delil olamaz.
2. Tarafların Tacir Olması
Kural olarak her iki tarafın da tacir olması gerekir. Ancak HMK m. 222/5, tacir olmayan tarafın, tacir olan tarafın defterlerine dayanması durumunda özel bir düzenleme getirmiştir (Aşağıda detaylandırılacaktır).
3. Defterlerin Kanuna Uygun Tutulması
Defterlerin TTK ve ilgili tebliğlere uygun tutulması şarttır. Bu uygunluk denetimi şunları kapsar:
Eksiksizlik: Kayıtların tam ve doğru olması.
Zamanında Kayıt: İşlemlerin yasal süreler içinde (genellikle 10 veya 45 gün) defterlere işlenmesi.
Tasdikler: Açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapılmış olması.
4. Açılış ve Kapanış Onaylarının Yaptırılmış Olması
Bu şart, Yargıtay kararlarında en çok bozma sebebi yapılan husustur.
Açılış Onayı: Tüm ticari defterler için zorunludur.
Kapanış Onayı: Yevmiye Defteri (izleyen yılın 6. ayı sonuna kadar) ve A.Ş. Yönetim Kurulu Karar Defteri (izleyen yılın 1. ayı sonuna kadar) için zorunludur. Envanter defteri ve Defter-i Kebir için kapanış tasdiki zorunluluğu TTK'da açıkça düzenlenmemiştir (ancak VUK ve TTK uyumu açısından tartışmalıdır, Yargıtay uygulamasında Yevmiye Defteri esastır).
5. Kayıtların Birbirini Doğrulaması
Tacirin tuttuğu defterler (örneğin Yevmiye ile Defter-i Kebir) arasındaki kayıtların örtüşmesi gerekir. Çelişkili kayıtlar, defterin delil vasfını tamamen ortadan kaldırır.
6. Karşı Tarafın Durumu (HMK m. 222/3)
Defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için en kritik aşama, karşı tarafın defterleriyle yapılan karşılaştırmadır. Kanun koyucu burada üç ihtimal öngörmüştür:
Kayıtların Uyumu: Diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların, iddia sahibinin kayıtlarına aykırı olmaması.
Defter İbraz Etmeme (2020 Değişikliği): 7251 sayılı Kanun ile HMK m. 222/3'te yapılan değişiklikle; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda da, usulüne uygun defter tutan tarafın kayıtları lehine delil teşkil edecektir. Bu, ispat yükü açısından devrim niteliğinde bir düzenlemedir.
Aksinin İspatlanamaması: Defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması.
HMK m. 222/4 uyarınca; açılış veya kapanış onayları bulunmayan, usulüne uygun tutulmayan veya içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Burada önemli olan husus şudur: Tacir, "Benim defterim usulsüz, tasdiki yok, o yüzden aleyhime delil olamaz" diyemez. Hukuk, kişinin kendi kusurundan (defteri usulsüz tutmak) yararlanmasına izin vermez. Ancak tacir, aleyhine olan bu kaydın aksini, kesin delillerle (senet, kesin hüküm vb.) ispat edebilir.
---
28.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile HMK m. 222/3'te yapılan değişiklik, ticari davaların seyrini değiştirmiştir. Değişiklikten önce, karşı tarafın defterlerinde "ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması" durumunda, defterler sahibi lehine delil olamıyordu. Bu durum, defter tutmayan veya defterini gizleyen kötü niyetli taciri koruyan bir sonuç doğuruyordu.
Yeni düzenleme ile; "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" hali, usulüne uygun defter tutan taraf lehine delil olma sebebi sayılmıştır.
Uygulamadaki Yansıması:
Davacı (A), usulüne uygun defter tutmuş ve alacağını kaydetmiştir. Davalı (B) ise mahkemenin ihtarına rağmen defterlerini sunmamıştır. Eski kanun döneminde (A)'nın defterleri tek başına yetersiz kalabiliyorken, yeni düzenlemede (B)'nin ibrazdan kaçınması, (A)'nın defterlerini (A) lehine kesin delil haline getirmektedir. Ancak Yargıtay, bu durumda dahi davacıya "tamamlayıcı yemin" (HMK m. 228) teklif edilip edilmeyeceği konusunda titiz davranmaktadır.
---
Dijitalleşen dünyada fiziki defterlerin yerini e-Defterler almıştır. TTK m. 65 ve ilgili tebliğler uyarınca; e-Defter tutan mükellefler için noter tasdiki aranmaz. Bunun yerine "Berat" uygulaması getirilmiştir.
e-Defter beratı, defterin değişmezliğini, bütünlüğünü ve kaynağının doğruluğunu garanti eden elektronik sertifikadır.
Açılış Tasdiki Yerine: Hesap döneminin ilk ayına ait beratın alınması.
Kapanış Tasdiki Yerine: Hesap döneminin son ayına ait beratın alınması geçer.
Beratların Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemine yasal süresi içinde yüklenmemesi, defterin "usulüne uygun tutulmamış" sayılmasına neden olabilir. Yargıtay, e-Defter beratlarının zaman damgası ile ne zaman oluşturulduğunu bilirkişi marifetiyle tespit ettirmekte ve süresinde oluşturulmayan beratları, kapanış tasdiki yapılmamış defter gibi değerlendirebilmektedir. Bu durum, defterin sahibi lehine delil olma vasfını yitirmesine yol açar.
---
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Daireleri, istikrarlı bir şekilde; kapanış tasdiki bulunmayan (özellikle yevmiye defteri) ticari defterlerin sahibi lehine delil olamayacağını vurgulamaktadır.
Örnek Karar Özeti: "Davacının ticari defterlerinde kapanış tasdiki bulunmadığı tespit edilmiştir. HMK m. 222 uyarınca, kapanış tasdiki olmayan defterler sahibi lehine delil teşkil etmez. Bu durumda davacının iddiasını başka kesin delillerle ispatlaması gerekir." (Yargıtay 11. HD. ve benzeri BAM kararları)
HMK m. 222/5 uyarınca, taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan tarafın defterlerine dayanabilir. Örneğin, bir tüketici, satıcı firmaya karşı açtığı davada "Satıcının defterlerinde ödemem kayıtlıdır, incelensin" diyebilir. Bu durumda tacir defterini ibraz etmek zorundadır. İbraz etmezse veya defterde kayıt varsa, bu kayıt tacir aleyhine kesin delil olur.
Sadece faturanın tebliğ edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz. Faturanın ticari defterlere kaydedilmiş olması, "karine" teşkil eder ancak tek başına yeterli değildir. Karşı tarafın da bu faturayı kendi defterine kaydetmiş olması (çift taraflı kayıt), alacağın varlığı konusunda kesin delil oluşturur.
---
Ticari defterler, Türk hukukunda ispat sisteminin bel kemiğidir. Bir tacirin ticari davayı kazanması veya kaybetmesi, çoğu zaman defterlerinin düzenine bağlıdır.
Tacirler ve Hukukçular İçin Kontrol Listesi:
Tasdik Takibi: Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin (izleyen yıl Haziran sonu) mutlaka yaptırılması.
e-Defter Beratları: Beratların yasal sürelerde GİB sistemine yüklenmesi ve saklanması.
Kayıt Uyumu: Muhasebe kayıtları ile fiili durumun ve belgelerin (fatura, irsaliye) örtüşmesi.
İbraz Yükümlülüğü: Dava aşamasında mahkemenin verdiği süre içinde defterlerin (veya e-defterlerin okunabilir formatlarının) ibraz edilmesi. Aksi halde haklıyken haksız duruma düşülebilir.
Sonuç olarak; usulüne uygun tutulan ticari defterler, sahibi için en güçlü "sigorta" niteliğindedir. HMK m. 222'deki şartların titizlikle takip edilmesi, ticari risklerin yönetimi açısından hayati önem taşımaktadır.
---
Mevzuat: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu. Mevzuat Linki
Mevzuat: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu. Mevzuat Linki
Mevzuat: Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ. Mevzuat Linki
İçtihat: T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ - Ticari defterlerin kesin delil niteliği ve şartları üzerine.
İçtihat: T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ - Defterlerin ibrazı ve delil olması.
İçtihat: T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ - Defterlerin usulüne uygun tutulması şartı.
İçtihat: T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ - HMK 222/3 değişikliği ve ibrazdan kaçınma.
Kuru, Baki. Hukuk Muhakemeleri Usulü.
Pekcanıtez, Hakan / Atalay, Oğuz / Özekes, Muhammet. Medeni Usul Hukuku.
Arkan, Sabih. Ticari İşletme Hukuku.

