Apartman ve site yaşamında en sık karşılaşılan uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, kat malikleri kurulunun nasıl çalıştığının bilinmemesinden kaynaklanır. Aidatların artırılması, yöneticinin seçimi, ortak alanların kullanımı, bakım ve onarım kararları, işletme projesinin kabulü, denetim mekanizması ve alınan kararların geçerliliği gibi birçok temel konu doğrudan kat malikleri kuruluyla ilgilidir. Bu nedenle kat malikleri kurulu, yalnızca idari bir toplantı mekanizması değil; anagayrimenkulün yönetimini belirleyen temel karar organıdır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre anagayrimenkul, kat malikleri kurulunca yönetilir. Kurulun nasıl toplanacağı, hangi çoğunluklarla karar alacağı, kimlerin oy kullanabileceği ve alınan kararlara nasıl itiraz edilebileceği Kanun’da ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Uygulamada ise en çok karşılaşılan hata, apartman veya site yönetiminin teamüle göre yürütülmesi, ancak kanuni usullerin göz ardı edilmesidir. Oysa çağrı usulü, toplantı nisabı, karar yeter sayısı, karar defteri ve yönetim planı gibi konular, bir kararın geçerliliğini doğrudan etkiler.
Bu yazıda, kat malikleri kurulunun hukuki niteliği ve işleyişi; toplantıya çağrı, gündem, karar alma, aidat ve ortak gider kararları, işletme projesi, yönetici seçimi, denetim süreci, kararların bağlayıcılığı ve iptali başlıkları altında sistematik biçimde ele alınmaktadır.
Kat malikleri kurulu, kat mülkiyetine tabi bir taşınmazın yönetim organıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu m. 27 ve devamı hükümleri çerçevesinde anagayrimenkulün yönetim tarzı, kat malikleri kurulu eliyle şekillenir. Kurul; ortak alanların kullanımı, giderlerin paylaşımı, yöneticinin atanması, denetlenmesi, işletme projesinin kabulü, bakım-onarım kararları ve yönetime ilişkin diğer birçok konuda karar alma yetkisine sahiptir.
Kurulun en önemli özelliği, bireysel malik iradelerini ortak yönetim iradesine dönüştürmesidir. Apartmanda veya sitede birden fazla bağımsız bölüm bulunduğu için, ortak hayatın sürdürülebilmesi ancak ortak karar alma mekanizmasıyla mümkündür. Bu nedenle kat malikleri kurulu kararları, kural olarak bütün kat maliklerini bağlar. Hatta Kanun, bu bağlayıcılığı yalnızca mevcut maliklerle sınırlı tutmamış; külli ve cüzi haleflerin, yönetici ve denetçilerin de bu kararlara uymakla yükümlü olduğunu açıkça belirtmiştir.
Ancak burada önemli bir sınır vardır: Kat malikleri kurulu, kararlarını Kanun’a, yönetim planına ve genel hukuk ilkelerine uygun şekilde almak zorundadır. Kurul her konuda sınırsız karar alma yetkisine sahip değildir. Özellikle yönetim planına aykırı, emredici hukuk kurallarını ihlal eden, toplantı ve karar usullerine uymayan işlemler sonradan iptal veya hükümsüzlük tartışmasına konu olabilir.
Kat Mülkiyeti Kanunu m. 29’a göre kat malikleri kurulu, yılda en az bir defa toplanır. Eğer yönetim planında toplantı zamanı gösterilmişse toplantı o tarihte yapılır; yönetim planında özel bir zaman belirlenmemişse her takvim yılının ilk ayı içinde toplantı yapılması gerekir. Toplu yapılarda ise farklı bir sistem öngörülmüş olup, yönetim planında başka bir düzenleme yoksa kurullar en geç iki yılda bir, ikinci takvim yılının ilk ayında toplanır.
Kurul yalnızca olağan toplantı ile sınırlı değildir. Önemli bir sebebin ortaya çıkması halinde yöneticinin, denetçinin veya kat maliklerinden üçte birinin istemi üzerine olağanüstü toplantı da yapılabilir. Ancak bu durumda çağrı usulüne mutlaka uyulmalıdır. Kanun, toplantı tarihinden en az on beş gün önce bütün kat maliklerine imza karşılığı çağrı yapılmasını veya taahhütlü mektup gönderilmesini öngörmektedir. Ayrıca çağrıda toplantı sebebi mutlaka belirtilmelidir.
İlk çağrı yapılırken, birinci toplantıda yeter sayının sağlanamaması ihtimaline karşı ikinci toplantının yeri ve tarihi de gösterilmelidir. Birinci toplantı ile ikinci toplantı arasında en az yedi gün bulunması gerekir. Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, toplantı çağrısının yeterince açık yapılmaması veya ikinci toplantı bilgisinin eksik bırakılmasıdır. Bu tür usul eksiklikleri, özellikle kararların iptali bakımından önem taşıyabilir.
Kat Mülkiyeti Kanunu m. 30’a göre kat malikleri kurulu, kat maliklerinin hem sayı hem arsa payı bakımından yarıdan fazlası ile toplanır ve oy çokluğu ile karar verir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, ilk toplantıda hem sayı hem arsa payı çoğunluğunun birlikte aranmasıdır. Sadece kişi sayısının veya yalnızca arsa payının yeterli olması ilk toplantı bakımından yeterli değildir.
İlk toplantıda bu çoğunluk sağlanamazsa, ikinci toplantı en geç on beş gün içinde yapılır. İkinci toplantıda karar yeter sayısı, toplantıya katılanların salt çoğunluğudur. Ancak Kanun’da belirli konular için özel ve daha ağır yeter sayılar öngörülmüşse, bu özel hükümler saklıdır. Örneğin yönetim planının değiştirilmesi gibi bazı konular için sıradan çoğunluk yeterli olmayabilir.
Bu çerçevede uygulamada her karar için aynı nisabın aranmadığını bilmek önemlidir. Sıradan yönetim işleri için genel çoğunluklar yeterli olabilirken, bazı yenilikler, ilaveler veya yönetim planı değişiklikleri için daha yüksek çoğunluklar gerekebilir. Bu nedenle bir kararın hukuka uygunluğunu değerlendirirken önce kararın konusu, sonra o konu için geçerli özel çoğunluk kuralları incelenmelidir.
Kat Mülkiyeti Kanunu m. 31, oy hakkına ilişkin temel esasları düzenler. Buna göre her kat maliki, arsa payı oranına bakılmaksızın bir oy hakkına sahiptir. Bir kişinin birden fazla bağımsız bölümü varsa her bağımsız bölüm için ayrı oy hakkı doğar; ancak malik olduğu bağımsız bölümlerin sayısı ne olursa olsun sahip olabileceği oy sayısı toplam oyların üçte birinden fazla olamaz.
Bir bağımsız bölümün birden fazla maliki varsa, bu bağımsız bölüm kat malikleri kurulunda içlerinden bir temsilci aracılığıyla temsil edilir. Kat maliklerinden biri ehliyetsizse onu kanuni temsilcisi temsil eder. Kat malikinin vekil aracılığıyla oy kullanması da mümkündür; ancak vekâlet bakımından Kanun belirli sınırlamalar getirmiştir. Bir kişi, toplam oy sayısının yüzde beşinden fazlasını kullanmak üzere vekil tayin edilemez. Kırk ve daha az sayıdaki kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda ise bir kişi en fazla iki kişiye vekâlet edebilir.
Bunun yanında, doğrudan doğruya kendisini ilgilendiren bir karar görüşülürken ilgili kat maliki toplantıda hazır bulunabilse de oylamaya katılamaz. Bu düzenleme, menfaat çatışması yaratabilecek kararların daha objektif biçimde alınmasını sağlamaya yöneliktir.
Kat malikleri kurulu toplantılarında gündem, yalnızca şekli bir liste değildir; toplantının hukuki çerçevesini belirleyen temel unsurdur. Özellikle olağanüstü toplantılarda çağrı sebebinin açık gösterilmesi zorunluluğu, gündemin belirlilik taşıması gerektiğini ortaya koyar. Kat maliklerinin hangi konuların görüşüleceğini önceden bilmesi, toplantıya hazırlanabilmesi ve gerektiğinde itirazlarını oluşturabilmesi bakımından gündem büyük önem taşır.
Uygulamada en sık görülen sorunlardan biri, çağrıda yer almayan konular hakkında toplantı sırasında karar alınmasıdır. Her olayın kendi koşulları farklı değerlendirilmekle birlikte, gündem dışı kararlar özellikle itiraz ve iptal davalarında tartışma yaratabilir. Bu nedenle site veya apartman yönetimlerinin toplantı çağrısında gündem maddelerini olabildiğince açık biçimde yazmaları; kat maliklerinin de kendilerine yapılan çağrıda hangi konuların görüşüleceğini dikkatle incelemeleri gerekir.
Kat Mülkiyeti Kanunu m. 34’e göre kat malikleri, anagayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kişiye ya da üç kişilik bir kurula verebilirler. Bu kişi yönetici, kurul ise yönetim kurulu olarak adlandırılır. Anagayrimenkulde sekiz veya daha fazla bağımsız bölüm varsa yönetici atanması zorunludur.
Yönetici seçimi, kat malikleri kurulunun en temel görevlerinden biridir. Ancak seçimin hukuka uygun olabilmesi için toplantı çağrısı, nisap, gündem ve karar alma usullerinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmiş olması gerekir. Aksi hâlde seçilen yöneticinin temsil yetkisi ve aldığı kararlar daha sonra tartışmalı hale gelebilir.
Kanun, kat maliklerinin yönetici atama konusunda anlaşamaması veya toplantı yapıp yönetici seçememesi halinde, sulh hukuk mahkemesinin devreye girmesine de imkân tanımıştır. Bu durumda mahkeme, kat maliklerinden birinin başvurusu üzerine ve mümkünse diğer ilgilileri de dinleyerek yönetici atayabilir.
Kat malikleri bakımından en somut uyuşmazlık alanlarından biri aidat ve ortak gider konularıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu m. 37’ye göre, kat malikleri kurulunca kabul edilmiş bir işletme projesi yoksa yönetici gecikmeksizin bir işletme projesi düzenler. Bu projede ana taşınmazın yıllık gelir ve gider tahmini, her kat malikine düşecek tahmini gider miktarı ve gerekli avans tutarı gösterilir.
İşletme projesi, kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara imza karşılığında ya da taahhütlü mektupla bildirilir. Bildirimden itibaren yedi gün içinde itiraz edilirse konu kat malikleri kurulunda incelenir; gerekirse yeni bir proje hazırlanır. Kesinleşen işletme projeleri ile kurulun işletme giderlerine ilişkin kararları, icra hukuku bakımından ayrıca önem taşır.
Aidat ve ortak gider kararları alınırken yönetim planı ile Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Gider paylaşımında hangi esasın uygulanacağı, aidatın hangi kalemlerden oluştuğu, belirlenen bütçenin gerçekçi olup olmadığı ve kararın usulüne uygun alınıp alınmadığı, sonradan çıkabilecek uyuşmazlıkların merkezinde yer alır.
Kat Mülkiyeti Kanunu m. 41’e göre kat malikleri kurulu, yöneticinin görevdeki tutumunu sürekli denetler ve haklı sebep çıkarsa onu her zaman değiştirebilir. Ayrıca denetim işi için sayı ve arsa payı çoğunluğu ile bir denetçi veya üç kişilik denetim kurulu seçilebilir. Yönetim planında özel bir denetim zamanı belirlenmemişse hesapların denetimi her üç ayda bir yapılır.
Denetim, yönetimin hesap verilebilirliğini sağlaması bakımından kritik önemdedir. Uygulamada çoğu zaman yalnızca yönetici seçimine önem verilir; ancak denetim yapılmadığında aidatların kullanımı, bakım-onarım giderleri, sözleşmeler ve tahsilât süreçleri üzerinde yeterli şeffaflık sağlanamaz. Bu da ilerleyen dönemde hem yöneticinin sorumluluğu hem de kat malikleri arasındaki güven ilişkisi açısından sorun yaratır.
Kat malikleri kurulu kararlarının hukuken sağlıklı biçimde varlık kazanabilmesi için Kanun m. 32’de belirtilen usule uygun kayıt altına alınması gerekir. Buna göre kurul kararları, her sayfası noter mühürüyle tasdikli karar defterine sıra numarasıyla yazılmalı ve toplantıda bulunan bütün kat maliklerince imzalanmalıdır. Karara aykırı oy verenler, aykırılık sebebini belirterek imza koyabilir.
Karar defteri, yalnızca idari bir kayıt aracı değildir; aynı zamanda ispat bakımından çok önemli bir belgedir. Daha sonra doğacak uyuşmazlıklarda çağrı belgesi, hazirun listesi, toplantı tutanağı, önerge metinleri ve karar defteri birlikte değerlendirilir. Bu nedenle apartman ve site yönetimlerinin kararları açık, infaza elverişli ve tereddütsüz şekilde yazmaları; kat maliklerinin de gerektiğinde karşı oylarını yazılı biçimde belirtmeleri önem taşır.
Kat Mülkiyeti Kanunu m. 33, kat malikleri kurulu kararlarına karşı iptal davası açılabileceğini düzenlemektedir. Toplantıya katılan ve aykırı oy kullanan her kat maliki, karar tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabilir. Toplantıya katılmayan kat maliki ise kararı öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde dava açabilir.
Bununla birlikte Kanun, kararların yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulunun aranmayacağını da belirtmektedir. Bu ayrım önemlidir. Her aykırılık aynı sonucu doğurmaz. Bazı usul hataları iptal edilebilirlik sonucunu doğururken, bazı ağır sakatlıklar kararın hiç doğmamış veya baştan itibaren hükümsüz sayılmasına yol açabilir. Somut olayın niteliğine göre bu ayrım dikkatle yapılmalıdır.
Görevli mahkeme, anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesidir. Uygulamada iptal davası açmadan önce toplantı çağrısı, gündem, karar defteri, hazirun listesi, vekâlet belgeleri, işletme projesi ve yönetim planı gibi belgelerin eksiksiz şekilde toplanması büyük önem taşır.
Kat malikleri kurulu, kararlarını yalnızca Kanun’a göre değil; aynı zamanda yönetim planına uygun şekilde almak zorundadır. Çünkü yönetim planı, anagayrimenkulün yönetim tarzını ve kullanım esaslarını belirleyen bağlayıcı temel metindir. Kurulun yönetim planına aykırı kararlar alması, kararların geçerliliğini tartışmalı hale getirebilir.
Örneğin aidat paylaşım sistemi, ortak alan kullanım esasları, toplantı dönemi, yöneticiye ilişkin özel hükümler veya belirli bağımsız bölüm kullanım kısıtlamaları yönetim planında düzenlenmiş olabilir. Bu durumda kat malikleri kurulunun bu çerçevenin dışına çıkarak karar alması, sonradan uyuşmazlık yaratabilir. Bu nedenle her kurul kararından önce yalnızca Kanun hükümlerine değil, yürürlükteki yönetim planına da bakılması gerekir.
Kat malikleri kuruluna ilişkin uyuşmazlıklarda çoğu zaman esas problem, toplantının veya kararın içeriğinden önce usule ilişkindir. Bu nedenle kat maliklerinin özellikle şu noktaları kontrol etmeleri önem taşır:
Toplantı çağrısı usulüne uygun yapıldı mı
Gündem önceden açık şekilde bildirildi mi
İlk toplantı mı, ikinci toplantı mı yapılıyor
Toplantı ve karar yeter sayısı doğru hesaplandı mı
Oy kullanan kişilerin vekâletleri geçerli mi
Karar defteri usulüne uygun tutuldu mu
Karar, yönetim planına ve Kanun’a uygun mu
Aidat ve işletme projesi maliklere usulüne uygun bildirildi mi
İtiraz veya dava süresi kaçırıldı mı
Bu kontroller, birçok uyuşmazlığın henüz dava aşamasına gelmeden tespit edilmesini sağlar. Özellikle büyük sitelerde, farklı bloklar ve çok sayıda malik bulunduğundan, usul eksiklikleri daha sık görülür. Dolayısıyla profesyonel yönetim anlayışı kadar, kat maliklerinin hukuki haklarını ve yükümlülüklerini bilmesi de önemlidir.
Kat malikleri kurulu, kat mülkiyetine tabi yapıların yönetiminde merkezi role sahip karar organıdır. Toplantı çağrısından oy hakkına, yöneticinin seçilmesinden aidat belirlenmesine, işletme projesinden denetim mekanizmasına kadar pek çok konu bu kurul üzerinden şekillenir. Ancak kurulun kararlarının geçerli olabilmesi için yalnızca çoğunluğun oluşması yetmez; Kanun’da öngörülen çağrı, toplantı, gündem, nisap, kayıt ve yönetim planına uygunluk şartlarının da yerine getirilmesi gerekir.
Bu nedenle apartman ve site yönetimlerinde kat malikleri kurulu kararları alınırken şekil ve usul kuralları ihmal edilmemeli; kat maliklerinin de haklarını koruyabilmek için toplantı süreçlerini dikkatle takip etmeleri gerekir. Özellikle aidat, ortak gider, yönetici seçimi ve ortak alan kullanımı gibi sık uyuşmazlık doğuran başlıklarda, kararın hem içeriği hem de alınış süreci birlikte değerlendirilmelidir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Somut uyuşmazlıklarda bir avukattan profesyonel hukuki destek alınmalıdır.

